Türkiye Bilişim Derneği E-Bülteni - Ağustos 2009
TBD İstanbul ve Dölarslan firmasının ortaklaşa düzenlediği ve yaklaşık 4 ay süren Koçluk Programı, 21 Temmuz'da yapılan kapanış toplantısıyla tamamlandı. Hepsi TBD-Genç üyesi olan katılımcılar ve koçları Pınar K. Dölarslan programın çok başarılı geçtiği konusunda hemfikirler. Bu programla ilgili katılımcılarımızdan Canberk Eftal Ersoy'un samimi değerlendirmesini aşağıda bulabilirsiniz.
Yazı için tıklayınız.
|
 |
Koçluk Programı
Türkiye Bilişim Derneği - Genç Çalışma Grubu
Mayıs-Temmuz 2009,
İstanbul
Pınar K. Dölarslan
Koçluk Programı İçeriği
- Ortak hedef belirlenmesi
- Yol haritası çıkartılması
- İhtiyaçların saptanması
- Süreç belirleme
- Planlama yapma
- Öncelikler çalışması
- Güçlü yönler çalışması
- Kaynakların belirlenmesi
- Proje fikirleri üretme (beyin fırtınası)
- Fikirleri ve toplantıları kayıt altına alma
- Başarı kriterleri çalışması
- Vizyon sahibi olma
- Zaman Yönetimi Eğitimi
- Takım olma – Rol dağılımı
|
 |
 |
Koçluk Programı Hakkında Katılımcı Görüşleri
- Üç aylık bir sürecin sonunda farkındalığım arttı. Yeteneklerimin ve bana zaman kaybettiren yeteneksizliklerimin (zaman kaybettiriyordu çünkü inatla yapabileceğimi düşünüyordum) farkına vardım. Olayları farklı yönleriyle ele alabilmeye başladım, yani gerek kişisel gelişimim, gerekse mühendisliğin bir ihtiyacı olan ‘farklı bakış açısı’ özelliğini kazandım. Olayların içinde debelenip durmaktansa, belirlediğim büyük hedeflerime doğru yol almaya başladım bile.
- Buraya gelmeye başladığımdan beri çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. Bir grup olarak burda bulunmamıza rağmen, sanırım en çok bireysel olarak fayda sağladım. TBD Genç olarak ulaşmak istediğimiz hedef için de çok yol katettiğimizi düşünüyorum. Hedef için gereken yollar, bunları tarihlere ayırma, görev dağılımı, vs. Ben yaşadığım bu süreci bir tırtılın, kelebeğe dönüşmesine benzetiyorum. Bu süreçte yanımızda olduğunuz için çok teşekkürler Pınar Hanım.
- Ben sizinle ilk paylaşımımdan sonra şöyle bir durup ‘bana’ bakmayı, ağzımdan çıkanları değerlendirmeyi, attığım adımları gözlemlemeyi öğrendim. Ben aslında yaptığım en temel hatanın ne olduğunu tespit ettim sizinle. Ne hissettim? Tam bir şok içindeydim, hatta bunun etkisinden kurtulamadım uzun bir süre. Çünkü sizin bana söylemenizle değil, sorduğunuz soruyla ben kendim buldum, beni devamlı tutan, devamlı ayağıma takılan o şeyi.
- Bu toplantılara 2 kez katılma imkanım oldu. Ve bu kısıtlı sürelerde öğrendiğim en önemli şey, aslında kendime ait olan ama üstünü örttüğüm bazı özelliklerim varmış ve bunları nasıl dışarı çıkartacağımı öğrendim.
- Net belirlemeler yapmayı ve yolumu, hedefimi belirlerken bir düzen içerisinde ilerlemeyi öğrendim. Bundan çok mutluyum.
- Ortak aklı kullanarak daha ileriye, daha hızlı bir şekilde yol alacağımızı ve fikirlerimizin test edilip eksik yanlarının tamamlanacağını kavradım. Yaptığım işlerde en iyisini, en doğrusunu seçmeye çabalıyorum artık. Bu süreçte birşeyler öğrenmek, öğrendiklerimi hayatıma aktarmaya çalışmak takdir edilmeme de sebep oldu. Kendi bildiklerimizi sorgulamak, bilmediğimiz eksikliklerin ortaya çıkmasında etkili oldu. Bu kendimizi sürekli bir yenileme çalışması içerisinde tutma isteği doğurdu.
- Bir hedefin nasıl olması gerektiğini, nasıl belirlendiğini ve ona ulaşmak için planlama yapmayı öğrendim. Herkesin farklı özelliklere sahip olduğunu, başarılı ve güçlü yanlarını geliştirerek daha iyi ilerleyebileceğini öğrendim.Soru sorarak bilgiye ulaşılabildiğini ve hiçbir fikrin küçümsenmemesi gerektiğini öğrendim. Düşüncelerimi ve eylemlerimi iyileştiren, geliştiren bu edindiğim bilgileri aslında zaten bildiğimi farketmek beni çok etkiledi.
- Sorunlara takılmaktan çok onları aşmaya yönelmeyi öğrendim ki bu da benimle beraber olacaktır yaşamım boyunca. Bu süreçten hayatıma kattığım şeyler öncelikle bir ajanda ve bir tarih. Bunları ilgilendiren de kocaman bir hedef. Bu hedefin nasıl koyulduğu da var. Kendime yeni hedefler koyduğum zaman şablon olarak kullandığım... Kendimle veya yaşamla ilgili soru dağarcığıma yeni sorular kattım. Bu süreç bana en başta mutluluk kattı ama bir de birileri ile paylaşabileceğim, benim olan bir hedef.
- Bulanık bir aynaya baktığınızı düşünün. Buhardan ve dumandan aslında kendinizi zor gördüğünüz. Ben bu üç ayda elimle bir kere sildim aynayı. Biliyorum daha çok kir var ve ayna büyük, ama kendimi biraz daha net görebiliyorum.
- Zihnini ve gözlerini hedefe kitlemiş, sıradan otları ezerek ilerleyen, bunu bilinçle yapan bir canlı olmak ilk hedefimdi ve burada bunu öğrenmek adına ilk adımları attım. Hissettiğim ise heyecan ve mutluluk; geçmişe olan kızgınlık ve kaygının yok oluşuydu. Hayatımda ise, en başta zamanımı yönetmeyi öğrendim; sonrasında yanlış bildiğim pekçok kavramın içini doldurdum. Örneğin, dinlemenin ne demek olduğunu öğrendim. Teşekkürler Pınar Hanım.
|